Perakendecilerin Yönetmesi Gereken Altı Risk

 

 

İnsan her şeye alışıyor...

Evet belki biraz zaman alıyor ama insan her şeye alışıyor. Evde kalmanın toplum sağlığını korumak için gereklilik olduğunu bilerek evde kalmaya da alışıyor insan. Hayat ritmi değişse de biraz, yeni alışkanlıklar kazanarak bu duruma da uyum sağlıyor. Düzeni seviyor insan, çünkü düzen devam ettiği sürece uyum da devam ediyor. Zorunlu olmadıkça düzenini bozmuyor insan, uyumsuz olmak istemiyor yaşadığı toplumda. Düzen zorunlu olarak bozulduğunda da bocalıyor biraz. Hayatta kalabilmek ve yaşadığı topluma uyum sağlayabilmek için kuruyor kendine yeni bir düzen tekrar.

Önceliğini barınma ve gıda gibi ihtiyaçlarına verirken, kendine göre aldığı tedbirler ile sağlığını da korumaya çalışıyor insan. Evden ya hiç çıkmıyor ya da çıktığında sadece zorunlu ihtiyaçları için çıkıp kısa sürede evine geri dönüyor. Gelişen teknolojileri öğreniyor ve kullanıyor. İhtiyaçlarını bazen internet üzerinden sipariş vererek karşılıyor, bazen de yakın çevredeki küçük işletmelere telefon ederek. Masa başında idari iş yapanlar evden çalışmaya devam ederken, bazı sektörler de değişen talebi karşılamak için işlerinin başında kalıyor. Bazı sektörlerde talep azalırken, bazı sektörlerde talep artıyor. Herkesin düzeni değişiyor ve herkes kendine yeni bir düzen kuruyor.


Veri ve analitik eski düzende önemli bir dijital dönüşüm aracı olmuşken, yeni düzende karşımıza iş modeli olarak çıkıyor.

Peki bu düzen nasıl değişiyor?

Ve bu düzende neler değişiyor? Öncelikle insanlar olarak bizler değişiyoruz. İhtiyaçlarımız ve alışkanlıklarımız değişiyor. Bu değişim bizlere hizmet veren sektörlerdeki değişimi hızlandırıyor. Sektörlerdeki değişim ekonomiyi, ekonomideki değişim de toplumsal ve kültürel değişimi hızlandırıyor. Bazen bu değişimler çok uzun zamanda gerçekleşiyor, bazen de çok kısa bir zamanda. Bir değişkenin zaman içinde aldığı farklı değerler tanımlıyor değişimi. Değişimin zaman içindeki seyri de trendi gösteriyor bize. Geçmişe bakıp, geleceği tahmin ediyoruz. Düzenin nasıl değiştiğini böyle anlıyoruz ve buna aslında matematik diyoruz.

Her davranışımız bir değişken olduğuna ve zaman içinde farklı değerler aldığına göre insan olarak bizdeki değişimi matematiksel olarak modellemek de mümkün oluyor. Hayatımızı tehlikeye sokan bir tehdit karşısındaki ruh halimiz ihtiyaçlarımızı ve alışkanlıklarımızı belirliyor. Gıda ve temizlik alışverişleri öncelik kazanıyor. Alışverişler daha seyrek yapılıyor ve daha fazla ürün toplu olarak alınıyor. İnsanların bireysel ve hane halkı olarak değişen alışveriş alışkanlıklarının bilinmesi, üreticilerin, perakendecilerin ve lojistik şirketlerinin bu yeni düzene uyum sağlamasını kolaylaştırıyor.

Risk yönetimi önem kazanıyor

Gıda ve temizlik ürünlerine olan talebin artması ile üreticiler, perakendeciler ve lojistik şirketleri çok yoğun günler geçiriyor ve kazançları da artıyor. Ancak bu durum riskleri de beraberinde getiriyor. 

En önemli risk çalışanların hastalanma riski olarak ortaya çıkıyor. Bu riski yönetmek için insan gücü planlamasını çok dikkatli yapmak gerekiyor. İkinci risk ise satış kanallarının kapasite riski oluyor. Fiziksel mağazalardaki kısıtlamalar ile teknolojik kanallardaki yoğunluk, yeni iş modellerini, yeni iş süreçlerini, yeni teknolojileri ve yeni insan gücünü gerektiriyor. Üçüncü risk olarak da değişen talep riskini görüyoruz. İnsanlar kendi ruh hallerine ve imkanlarına göre farklı kategorilere, farklı ürünlere ve farklı ambalajlara yöneliyor. Talebin değişmesi, talep tahminleme modellerinin doğruluğunu etkiliyor.

Segmentasyon riski de dördüncü risk olarak karşımıza çıkıyor. Talebin değişmesi, yeni segmentlerin oluşmasına neden oluyor ve mevcut segment tanımları geçerliliğini yitiriyor. Beşinci risk tedarik ya da üretim riski oluyor. Üreticilerin ve tedarikçilerin artan talebi karşılamada yetersiz kalması, taşımacılığın kesintiye uğraması ya da yavaşlaması, ürünlerin bulunabilirliğini olumsuz etkiliyor. Müşteri memnuniyeti riskini de altıncı risk olarak görüyoruz. Müşteri ile yapılan iletişimin, müşteriye verilen hizmetin müşteri memnuniyetine olan etkisi de değişen ihtiyaç ve alışkanlıklara göre değişiyor.

İnsan her şeye alışıyor, ya organizasyonlar?

Çalışanların Hastalanması

Satış Kanalı
Kapasitesi

Tedarik /Üretim

RİSK

Değişen
Talepler

Segmentasyon

Müşteri
Memnuniyeti

Bazı sektörler talebin artması nedeni ile yoğunluk yaşıyor, bazı sektörler de talebin azalması nedeni ile ekonomik tedbirler alıyor. Belirsizliğin devam etmesi, yeni düzenin oluşmasını hızlandırıyor. Yeni düzen yeni iş modellerini de beraberinde getiriyor. Belirsizliğe yoğunluk ve ekonomik tedbirler ile cevap verilirken, oluşacak yeni düzene uyum sağlayan yeni iş modellerinin de tasarlanması ve test edilmesi gerekiyor. Veri ve analitik bir teknoloji olmanın çok ötesine geçiyor ve veriye dayalı organizasyonların iş modeli oluyor. Veri ve analitik eski düzende önemli bir dijital dönüşüm aracı olmuşken, yeni düzende karşımıza iş modeli olarak çıkıyor. Yukarıda saydığımız altı risk, veri ve analitiğe dayalı iş modeli ile adresleniyor.

Veriye dayalı organizasyonlar da her şeye alışıyor çünkü veri ve analitiği iş modeli olarak kabul ediyor ve değişimin başladığı ilk anı herkesten önce fark edip, yapay zeka ve makine öğrenmesi ile değişimi öğreniyor ve kendisini yeni düzene hazırlıyor. Hem de bunu çok kısa bir sürede yapıyor. Sağlıkla ve analitikle kalın.


Burak Kırcalı 

İş Danışmanlığı Yöneticisi 
SAS Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi (EMEA)

Daha Fazla Bilgi Edinin


Want more Insights from SAS? Subscribe to our Insights newsletter. Or check back often to get more insights on the topics you care about, including analytics, big data, data management, marketing, and risk & fraud.

Back to Top