Worldwide Contacts

If you don't find your country in the list, see our worldwide contacts in:

Africa | Asia/Pacific | Europe | Latin America & Caribbean | Middle East | North America

 
Haberler
Basın Bültenleri
Basında SAS
Basın Merkezi
Makaleler
sas com üyelik 
sas com magazin 
 

BİLGİYİ DOĞRU KULLANMA ZAMANI
Planet Young (01.11.2008)

SAS Türkiye, İş Zekâsı çözümleri konusunda bilinci çok yönlü artırmak için, üniversitelerle işbirliklerini daha da geliştiriyor

İş Zekâsı Çözümleri, Veri Madenciliği gibi kavramlar Türkiye’de giderek daha fazla telaffuz ediliyor. Çünkü Dünya, bu kavramlarla şekilleniyor artık. Bu gerçeğin bilincinde olan SAS Türkiye, bu konuda hem şirketler hem üniversiteler bazında önemli çalışmaları hayata geçiriyor. Ama SAS Türkiye Ülke Müdürü Nuray Akmeriç’in anlattığı projelere bakınca, sırada daha çok yenilik olduğu da görülüyor. 6 Kasım’da gerçekleştirilen SAS Forum, bu açıdan önemli bir dönüm noktası niteliğinde.

2000 yılından beri ülke müdürüsünüz. Türkiye’de nasıl bir gelişim gördünüz?

SAS hem global hem lokal bir şirket. 110 ülkede faaliyet gösteriyoruz. 1997 sonunda Türkiye’ye geldi SAS. 2000 başında ise ofisin yeniden lansmanını yaptık. Teknoloji önemli, ama sonuçta işinizi yapmanız için bir araç. Teknoloji, bir iş probleminizin çözümüne katkıda bulunmalı. Bunun için de iş çözümlerini lanse etmeye başladık Türkiye’de. Doğru zamanda doğru teknolojiyi kullanmak ve bir iş problemini çözecek şekilde yatırım yapabilmek önemli. 2000 yılında, bu mantıkla ofisin yeniden lansmanını yaptıktan sonra, ciddi bir büyüme gerçekleştirdik. Çünkü gelişmekte olan bir ülkeyiz ve pazarın İş Zekâsı çözümlerine ihtiyacı var.

Bir taraftan da hukuk fakültesinde master yapıyorsunuz.

Evet. Aslında avukat olmak istiyordum. Üniversite tercihi yaparken ODTÜ’lü bir abla bana yardımcı oldu. Ailede de ODTÜ’lüler vardı. Tercih sıralamamda bilgisayar, Endüstri, Yöneylem ve İstatistik ile dördüncü tercih benim isteğim olan Hukuk fakültesi oldu. Üçüncü tercihime de girdim. Birinci yılın sonunda Endüstri ve Bilgisayar Mühendisliği’ne transfer başvurusunda bulundum, ikisine de kabul edildim ve Bilgisayar’ı seçtim. Böylece Bilgisayar Mühendisi oldum ve sektörde çalışmalar yaptım. Önce teknik tarafta çalıştım. İşin mutfağını iyi bilirim. Sonra satış ve pazarlamaya geçtim. İşin satış ve pazarlamasında çalışacak kişilerin, işin mutfağını çok iyi bilmesi gerekiyor. Satış ve pazarlama tarafına geçince hep kontratlar, hukuki süreçler benimle oldu. SAS’ta da sorumluluklarım paralelinde bu durum devam etti. Gördüm ki, biz bilgi teknolojisi çalışanları hukukçuları, onlar da bizi anlamıyor. Zaten bu konuya meraklıydım ve böylece hukuk master’ına başladım. Okulda ilk başta herkes beni hoca sanıyordu. Keyif aldığınız bir konuya zaman ayırıp, onu derinlemesine incelemek önemli bir fayda. Bu dönemin ardından iki dönemim daha var. Sonra mezun olacağım.

SAS 6 Kasım’da SAS Forum yapılacak. Neler ele alınacak?

Global bir şirket olarak müşterilerimizin bir adım önünde olmamız, onlara gelişmelerle ilgili bilgi vermemiz ve stratejilerine katkıda bulunmamız gerek. Bu anlamda forumlar, SAS’ın bütün ülkelerinde yapılıyor. Ayrıca uluslararası olanları da var. Biz Türkiye’de bunu ilk kez geçen yıl yaptık. Bu yapıda sadece biz konuşmuyoruz, müşterilerimiz de bizimle birlikte yaptıkları projeleri, kazançlarını anlatıyor. Forum, iki taraflı bir bilgi alışverişi. İş Zekâsı alanı çok popüler. Ama kafalarda da bu yapının tanımı konusunda karışıklık var. Biz de doğru tanımları yerleştirmek ve sektörü bilgilendirmek istiyoruz. Bir de SAS’ın üniversitelerdeki varlığı çok fazla. Birçok üniversitede SAS ürünleri kullanılıyor. Akademisyenler SAS’ı ve SAS’ın istatistiklerdeki yeteneklerini bildikleri için bize geliyorlardı. Türkiye’nin hemen hemen tüm üniversiteleri kapsama alanımızda. Ama biz bu alanda daha proaktif olmak istedik.

Neden?

Çünkü yıllardır üniversite sanayi işbirliğini konuşuruz. Tam bir ortak nokta bulma zamanının geldiğini düşündük. Böylece Forum’da, SAS Akademik Programı lansmanını yapma kararı verdik. Dekanlar, öğretim üyeleri bu programa davetli. Yurtdışındaki başarı hikâyelerini, yurtdışı üniversite deneyimlerini de anlatacağız ve “Buradaki üniversitelerde benzer neler oluşturabiliriz?”i ele alacağız.

Yurtdışındaki üniversitelerde hangi SAS yazılımları ağırlıklı kullanılıyor ve bu yapı Türkiye’de nasıl? Hangi konularda eğitim vermeyi planlıyorsunuz?

Türkiye’de en çok istatistik alanında talep var ve bu alanda da üniversitelerle önemli bir işbirliğimiz var. Üç üniversitede; ODTÜ, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Mimar Sinan Üniversitesi’nde SAS, iki senedir seçmeli ders olarak okutuluyor. Üniversiteler bunu programlarına alıyor ve biz de eğitmenlik yapıyoruz. Hatta Mimar Sinan Üniversitesi’nde derslere ek olarak, bu sene bir laboratuar açılması planlandı. Çok ilgi var. Ayrıca aday havuzu programımız bu yıl hayata geçti. Çünkü SAS bilen, yetişmiş eleman ihtiyacı artıyor. Biz de bu ihtiyaca cevap verebilmek açısından bir aday havuzu programı oluşturduk. Ders verdiğimiz üç üniversitede SAS bilen öğrencileri değerlendirmeden geçirip, aday havuzu programında staja almaya başladık. 4’üncü sınıf öğrencilerini bu programa uygun gördük. Amacımız, mezun olduklarında gerek SAS Türkiye’de, gerekse SAS’ın müşterilerinde onlara iş olanağı sağlamak. Yurtdışındaki üniversitelerde iş çözümleri de uygulanıyor. Bu tarz çalışmaları da yaygınlaştırmak hedefimiz.

Üç üniversiteye yeni üniversitelerin katılması söz konusu mu? Bu yönde üniversitelerin talepleri var mı?

Evet, var, ama üniversitelerin hedefi; kendi akademisyen kadroları ile bu dersleri vermek. Şu anda dersleri biz veriyoruz, laboratuarları biz yapıyoruz. Global üniversite camiasında SAS’ın farklı bir konumu var. Biz Türkiye’de büyüdükçe, üniversitelerdeki faaliyetlerimiz de farklılaşacak.

SAS Akademik Program ile akademisyenlerin ek bilgiler edinebilmesi, SAS eğitimlerinin farklı üniversitelerde de ders olmasını sağlayabilir mi?

Evet olabilir. Akademik Program’ı alan akademisyenler, kendi üniversitelerinde de SAS eğitimlerini verebilecek. Buna ek olarak, farklı projelerde üniversiteleri adına yer alabilecekler. Bu yapı, akademisyenlerin kendi araştırma ve geliştirme çalışmalarına da destek olacak. Böylece daha güçlü ve verimli bir birliktelik olacak.

SAS merkez, bu eğitimler konusundaki gelişime ve potansiyele nasıl bakıyor?

Onlar bizden de olumlu bakıyorlar bu gelişime. Yurtdışında sadece üniversitelerde değil liselerde de SAS çok yaygın. Belki biz de üniversitelerde daha da güçlü konumlandıktan sonra liselere yönelebiliriz.

Gençlerin, özellikle İş Zekâsı Çözümleri ve Veri Madenciliği yapısına ilgileri nasıl?

Veri Madenciliği aslında istatistik teknikleri. İstatistik, pek sevilmeyen bir derstir. Ama artık günümüzde istatistiğin bir optimizasyon, bir tahminleme aracı olarak veya çok boyutlu ve karmaşık veriyi analiz etme anlamında işimize yaradığını görmeye başladıktan sonra, ilgi de artmaya başladı. Verinin önemi de arttı artık. IDC araştırmasına göre, 2007 yılında, ilk kez tüm Dünya’da verinin hacmi, tüm dünyadaki disk kapasitesinin üstüne çıktı. Bu noktada verinin analizi ve optimizasyonu, geleceği tahminde kullanılması gibi konular önem kazanıyor. Aldığım CV’lerde gençlerin Veri Madenciliği’ne ilgisini görüyorum. Bu konudaki derslere ilgi giderek artıyor. Çünkü veri sürekli artıyor. Eğitişim Kariyer Enstitüsü’nde ’CEO’lardan Yönetim Dersleri’ programından sonra birkaç öğrenci, daha önce hiç bu bakış açısıyla bakmadıklarını söyledi. Bu boşluğu doldurmak gerek.

Bu nasıl yapılabilir?

Gençlerin farklı bir bakış açısıyla bakabilmesi için, üniversitelerdeki eğitimlerin de biraz teoriden pratiğe yönelebilmesi bence bir ihtiyaç. İş dünyasına da burada önemli bir görev düşüyor. Üniversitelerin zorunlu stajları var. Biz iş dünyası olarak stajyerlere kötü davranıyoruz. Hala stajyer her işi yapar mantığı var. Ama hayır; bu değil. Stajyerin geldiği yerde fayda yaratması, bir şeyler öğrenmesi lazım. Bu açıdan iş dünyasını da eleştiriyorum. Böyle bir yapı geldi, ama böyle gitmemesi gerekiyor artık. Stajyer öğrencinin taleplerinin olması gerekiyor. İşverenin de, öğrenciye faydalı bir kaynak olarak bakması gerekiyor. Üniversiteler, iş dünyası ile entegre olmalı ve öğrencileri hayata hazırlamalı.

Veri Madenciliği konusunda SAS Türkiye olarak eğitimler vermeyi düşünür müsünüz?

Veri Madenciliği konuşuluyor ama nedir, ne işe yarar, nasıl yapılır, ne fayda sağlar gibi konularda daha yolun başındayız. Çok bilinçli şirketlerimiz ve üniversitelerimiz var. Ama önümüzde de kat etmemiz gereken bir yol da var. Bu sene bu ihtiyaçtan yola çıkarak, Veri Madenciliği’nin gurusu Gordon Linoff’u Türkiye’ye getirdik ve kavramsal anlamda Veri Madenciliği eğitimi açtık. Yoğun ilgi vardı. Bu eğitimlere, daha sık periyodlarda devam edeceğiz. Çünkü kavramsal anlamda vizyon çizilmesine katkı sağlamak önemli bir adım. Hatta bu konuda üniversitelerle de görüşmelere devam ediyoruz. Bu çalışmalar, üniversitelerde seminer niteliğinde olabilir. Hem öğrenciler hem iş dünyasına Veri Madenciliği’ni anlatmaya devam edeceğiz.

Basında SAS Sayfasına dön